24 Nisan 2018 Salı

Dikkat Mızmızlık İçerir Bulaşma İstersen

Bugün hiçbir şey yapasımın olmayıp, yapmam gerekenlerin içimi sıktığı ama yine de yapmadığım bir gün.  Saçlarımı boyatsaydım en azından diyorum ama iki blok ötedeki kuaföre bile gitmek istemiyor canım. Yemek işini öylesine geçiştireceğim. Bir tek lavaboya yığılmış bulaşıkları kaldırdım.

Festival peşinde koşarken daha iyi hallediyordum işleri. Sonra fark ettim ki c vitaminli asprin içiyordum o ara. Enerji vermesinin yanısıra ağrılarımı da geçiriyormuş. Misler gibi uyuyordum geceleri. Şu anda yine her yerim ağrıyor. Ben bu asprin işine her gün devam mı etsem acaba?  Ağrılarım cidden çekilmez aslında. Vücudumun her parçası dayanılmayacak gibi değilse de sürekli ben burdayım diyor.

Kalkıp evi süpürmeyi başarsam mı ki acaba. Puffff.

Şimdi ruhuma iyi gelecek bir şey yapayım.

Kendime daha önce dinlemediğim üç güzel şarkı bulma görevi vereyim.  İçim açılır belki.

Kitap Salı

Bu hafta kitaplarımı pek okuyamadım. O yüzden yazacak bir şey yok diye düşünürken telefonumda birikmiş kitap fotoğrafları geldi aklıma. Ne zamandır ayıklamayı düşünüyordum. En geriden başlayayım dedim. Bu alıntıları daha önce de yazmış olabilirim ama bir kere daha yayımlamanın zararı olmaz. Hem de gönül rahatlığıyla telefonumdan silebilirim böylece :D


" İnsanların başlarına getirip yücelttikleri bir liderleri her zaman vardır.... Bu, işte sadece bu, zorbaların türediği kaynaktır, ilk ortaya çıktığı zaman o bir koruyucudur."

" Eğer politik bakımdan mutsuz bir adam istemiyorsan, kaygılandıracak bir soruda ona iki bakış açısı verme, birini ver. Daha da iyisi hiç verme. Bırak savaş gibi bir şeyin var olduğunu unutsun. Eğer devlet yetersizse, havaleliyse ve vergi delisiyse, insanların devlet üzerine endişelenmesindense bırak böyle olsun. Huzur Montag. Onlara yarışmalar düzenle, en popüler şarkıların sözlerini, devletlerin başkentlerini veya Iowa'da geçen yıl ne kadar mısır yetiştirildiğini bilerek kazansınlar."


"Düşünmeden öğrenmek gereksizdir, öğrenmeden düşünmek tehlikelidir"


"Şarkılar

İnsanlar gider, şarkıları kalır
Şarkılar var uzun
Yüzyılları dolanır
Şaekılar var kısa
Söylendiği yerde kalır
Şarkılar var
Benim şarkılarım
Söyletmezler
İçimde kalır"


"Öldüklerinde daha mı mutlular?
Bazen, ama çoğunlukla hayır. Bu başka bir yere gidip orada yaşarlarsa mutlu olacaklarına inanan, ama işlerin öyle yürümediğini gören insanların durumuna benzer. Nereye gidersen git, kendini de yanında götürürsün."

Bu hafta da böyle oldu, bakalım kitap salına neler gelecek :)

23 Nisan 2018 Pazartesi

Biraz Bayram Havası Almak İsteyen?

Oğluşlarım büyümüş olabilir ama annelerinin bayram kutlamadan rahat edemediğini iyi bilirler :)

Sabah internette yeniden bir araştırma yaptıktan sonra Ataşehir İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen şenliğin bize en uygun olacağına karar verdik. Watergarden 'da havuz çevresinde katılan yerli yabancı çocukların korteji, ardından da gösteri merkezinde gösterileri vardı.

Evde tembellik yapmak cazip gelse de haydi gidelim dedik. İyi ki demişiz.








Bayram coşkusunu size de getirebildik mi? 



23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramımız Kutlu Olsun 🇹🇷


Yıl 1977, annemin yaptığı papatya kıyafetimle bayrama gitmeden önce :)

Biz bayramlarımızı bayram günü kutlardık. Evet koştururduk, yorulurduk, bol bol da söylenirdik ama işin raconu buydu, mutlu olur gurur duyardık yaptıklarımızla. Bayramı bize hediye edenler tatile çıkmamışlardı, bu kadarını borçluyduk onlara .

Bizim bayramlarımızda öğretmenlerimiz canla başla çalışırlardı. Törenlerimiz coşku dolu olurdu . Gösterisi biten çocuğu alıp gitmezdi aileler.

Stadyumlara sığmaz taşardık, rengârenk kıyafetlerimiz, bayraklarımız, şiirlerimiz, marşlarımız.

En önemlisi de biz bayramlarda çok mutlu olurduk, şimdiki gibi bir hüzün düğümlenmezdi boğazımıza.


Yine de herşeye inat, marşımı söylüyorum.


Çok büyük bayram bu bayram herkese kutlu olsun
En büyük bayram bu bayram herkese kutlı olsun .



22 Nisan 2018 Pazar

Dünya İçin Neler Yapıyorsun?

Bugün Dünya Günü.


Greenpeace'e katılıp protestolara hiç gitmedim hayatımda ama kendimce küçük şeyler yapıyorum.

*Çocuklar küçükken dışarıda oynadıkları kıyafetleri eve geldiklerinde kapının arkasına astırırdım. Böylece oyun kıyafetleri her gün yıkanmazdı.

*Kendi yürüyüş kıyafetlerimi de aynı şekilde tutuyorum. Her gün terledim diye kirliliğe girmiyor.

*Ne yazık ki sebze yıkama sularım çok fazla ama arada sularıyla balkondaki çiçeklerimi suluyorum.

* Çocukların dağıttıkları kıyafetleri katlayıp yerine kaldırıyorum kirli sepetine atmak yerine. (Hehe kokmuyorlarsa tabi :)

* Ampullerim tasarruflu ampul.

*Mutfaktaki musluğum tasarruflu musluk. Su doldurmaya çalışırken çileden çıkartıyor ama :D

*Balkonu zırt pırt yıkamam. Silerim daha çok.

* Geri dönüşüm çöplerimi muhakkak ayırırım.

* Bayat ekmeklerimi değerlendiririm.

* Otellerde , açık büfelerde yiyemeyeceğim şeyleri tabağıma tepeleme doldurmam.

* Sıvı yağları musluğa dökmem, bir şişeye biriktiririm. Yağ toplayan yerlere veremesem bile o şekilde çöpe atıyorum sular kirlenmesin diye.

* Sokağa, yeşile, denize çöp atmam. Ceplerim ve çantamın içinde birikirler :)

* Spreyli deodorant kullanmam.

* Dişimi fırçalarken suyu kapalı tutarım.

*Kalan yemeklerim sokaktaki hayvanlara gider. Ama abuk yerlere de koymam, uygun köşelere. (Restoranlar arttıkça kuşlara diye atılan yerlerde dolaşan ekmekler üzüyor beni)

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Atladığım varsa ekleyebilirsiniz.

Biricik dünyamız var. Kaynakları sınırlı. Lütfen elimizden geleni yapalım.